-
1 hapis
1. выпад. -psi1) аре́ст, заключе́ниеhapis cezası — тюре́мное заключе́ние
hapis giymek — быть приговорённым к тюре́мному заключе́нию
ağır hapis cezası — тюре́мное заключе́ние стро́гого режи́ма
hafif hapis — тюре́мное заключе́ние без стро́гой изоля́ции
oda hapsi — дома́шний аре́ст
2) тюрьма́hapse atmak — бро́сить в тюрьму́
hapis yatmak — сиде́ть в тюрьме́
3) ареста́нт, заключённый2. выпад. -psihapisleri gündüz avluya çıkarıyorlar — заключённых днём выво́дят во двор
1) заде́ржанный, аресто́ванныйhapis adam — заде́ржанный челове́к
hapis para — аресто́ванные де́ньги
2) разг. спря́танный, запря́танныйhapis kitap — спря́танная кни́га
См. также в других словарях:
Deep state — The Deep state (Turkish: derin devlet) is alleged to be a group of influential anti democratic coalitions within the Turkish political system, composed of high level elements within the intelligence services (domestic and foreign), Turkish… … Wikipedia
ağır — sf. 1) Tartıda çok çeken, hafif karşıtı Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır. 2) Çapı, boyutları büyük Ağır top. Ağır tank. 3) mec. Değeri çok olan, gösterişli Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi … Çağatay Osmanlı Sözlük
katıksız — sf. 1) Katığı olmayan, yavan 2) Yabancı bir şeyle karışmamış Katıksız süt. 3) mec. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o. Y. Z. Ortaç 4) mec. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam … Çağatay Osmanlı Sözlük